Rahmetli babamdan iki deyis hatirladim.Bunlar yasanmis mi bilmiyorum. Ancak cok manidar. Aktaran Mustafa Demirezen 

1- Mudur gezer Kadi'yinan
Yeme agziyin tadiyinan
Boz essegi bastirma etmisler
Haci efendinin Dudu'yunan.

2-Tandira da vurdum galle
Tatkiz ettigini belle
Yedi turpla sekiz corek
Allah sebebini yolla.

Tatkiz:Koyumuzde yasamis bir kadinin lakabi
Galle :Kauska-lahanadan yapilir

 

--------------------------------------------------------------------------------------

 Ali Hoca Efendi kırbıyık'ın yine Gürün'de işi olur ve bir müdüre gider,bekler müdür gelmiyor,bir dörtlük   yazıp müdürün kapısına asar ve çıkar.sonra müdür gelip yazıyı görünce,eyvah der Ali Hoca gelmiş .Aktaran.Yakup KIRBIYIK  

 

Kazanızın adı gürün
Millet uyuyor bütün
Saat onda gelen müdürün
Gelıp gidip yüzüne tükürün

------------------------------------------------------------------------------------------------

Hacı Duran Demirezen,.Hacı Seyfullah Samur, Demirci Hacı emmi(Haci Demirezen) ve Kevanagıl köyünden hacca gitmis bir amca(adını hatırlayamadım) borc-harc ortak bir traktor alıyorlar. Kısa zaman sonra traktör sık sık arıza yapmaya baslıyor. Kredi borcları,tamir masrafları derken ödeme güclügüne düsüyorlar.  aralarında gecimsizlik baslıyor.(Kısa zaman icinde hisselerini Demirci Haci emmiye devrederek ortaklıktan ayrılıyorlar.)

 

Muzip bazi koylulerimiz Bekir emmiye bu "Hacı'ların" durumu ne olacak diyorlar. Bekir emmi alıyor eline bos bir kagıdı(okuma yazması varmıydı bilmiyorum ama, elinde yazılı veya yazısız bir kagıt olmadan dörtlükler söyleyemezdi) ve baslıyor soylemeye .Aslında 8-10 civarında bir dörtlukler manzumesi söyluyor. Fakat benim aklımda sadece bir dörtlük kalmıs. O da şöyle:  Aktaran-- Mustafa Demirezen

 

" Söforlerinin adı Telli,

  Maası da alti yuz elli,

  Dört Hacı bir araya gelmis,

  Bunların gecim etmiyecegi

  bundan belli."

------------------------------------------------------------------------------

 
 
!941 yılında Cercis kahya (Gürbüz için Söylenmiştir)
 
Elin tarlasında yatar,
Başım diye sızılıyor
Hasibenin yüzü yoluk
Eşim diye sızılıyor.
 
Odamda telim çekildi
Amanda, belim büküldü
Kız hasibe, çek dilimi
Dilim ağzıma döküldü.
 
Everekte ince mezar;
Yel esince kumu tozar
Muhtar mezara mı sığar
Eğil eşim, başın değer.
 
Şaşırdılar, şuşurdular
Kurşununan pişirdiler
Kadan alam Şemsi bacı ( Kuru şemsi)
Keklik gibi düşürdüler.
 
Öksüze verirler zekat
Çetine de aldım cekat
İmdadıma tez ulaştı
Emmim oğlu küçük Şevket. 
 -----------------------------------------------------------------------------
 
 
Kara Nuri Demirezen, oğullarından birinin düğününe, Köpekliden epey bir kalabalık  davet eder. Ona görede, kayıntı hazırlar. odalar hazırlanır. fakat kimse gelmeyince, Aşık Bekir Göker Taşı gediğine koymuş.
 
Kurdular masayı çayı
Biri yeğen, biri dayı
Bizi böyle rezil eden
Köpekliden, koca Ayı
---------------------------------------------------------------------------------
 
1941 yılında, Gıyasettin Yıldız'ın babası Kazım için söylenmiştir;
 
Bir kızım var sarı saçlı
Her işlerim, başlı başlı
Parmaklarım kopmasaydı
Bende de vardı beşli.
----------------------------------------------------------------------------------------

 

Yusuf serbest'in köpegi kurtların arkasına gider.bir daha köpekten haber alınamaz.Bahri Serbest'in annesi Hediye buna ne demiş

 

Harun hasır götürüyor

Kazi aklını yitiriyor

Sabahtan kalktımıdı

Yusuf  todunu getiriyor

 

 

Redife Serbes’tin yakın akraba olan gencler, istedikleri kızları alması için Redife Serbest’e giderek .annesinin babasının gönlünü edip istediği kızı almalarını isterlerlermiş.Bu duruma ne demiş

 

Üzümüm var ezilecek

Bir kuyum var kazılacak

Kınamayın komşular

Çok kapım var gezilecek

------------------------------------------------------------------------

Fadime Yıldız evlerindeki olan bir kavgaya söylemiş

 Sıklıktan geliyor tufan

Bizim evde oldu huvan(kavga

Patetese demem ama

Sana ne oldu acı soğan

-------------------------------------------------------------------------------

İprahim tekden  ekin biçmeye giden Redife Sebest'e söylemiş

 

Oragı dalına takmış

Yüzünü güneş yakmış

Koddaz koddaz yürüyor

Bibisi Selvere cekmiş

 
 
Ali Hoca Kırbıyık Efendinin Vefatı sonrası, Kızı KAYTEN ELGÜN söylemiş
 
At havluda gemleniyor
Öküzler dışarda hamlanıyor
Tez gelesin vezir babam
Çay ocakta demleniyor

-----------------------------------------------------------------------------

Aşık Bekir söylemiş.Aktaran Reyhan DEMİREZEN

Kevenağıl'a gider Çot Hatın

Yok muydu araban atın?

Dünyada kaygısız büyümüş

Değirmen taşına dönmüş g......n

-------------------------------------------------------------------

Aşık Bekir söylemiş.Aktaran Reyhan DEMİREZEN

Bunlara Arap uşağı derler

Susuz değirmen yürütürler

Ekmeyi bilmezler ama

Pencerede pezzik kuruturlar.

----------------------------------------------------------------------------

 

Rahmetli Aşık Bekir emeklilik dilekcesini verir.Herişi tamamlanır bankaya varır.Memura aşık olduğunu önceden söylemişler.Memur,amca parayı alamazsan neolacak der.. Aşık Bekir şöyleder--Aktaran Durmuş Ali ELGÜN

    Ugraşırız bankayınan
     Gaşınırız gamgayınan
         Eğer parayı alamazsan
   Ödeşiriz tallayınan

---------------------------------------------------------------------

Cıraklardan Durmuş yeğenine davarları emanet etmiş.kurt dalmış sürüye..Bu olaya Bekir Göker ne demiş-? Aktaran RECEP ERDEM

 

Kaysılarda olur çağla

Bahri; işini sağlama bağla

Bileydin kurdun geleceğini

Akşamdan dıkardın ağıla

----------------------------------------------------

 

Çırakların Durmuş'un  yiğeni Bahri sürüye kurt daldığında muhtarın odasında ( Tahsin POLAT ) muhakeme olur Aşşık Bekir şöyle der .Aktaran Durmuş Ali ELGÜN
           

 Anasının adı hediye
            Haber verin gelsin kadıya
            Ben çobanınız değilim
            Emmim gelsin odıya

---------------------------------------------------------------------------
 
                   Numan Tezcan arılarına baktırmak için Mustafa Gürbüz'ü cagırır(mıstıye emmi)arı damına girerken, damın önünde kuyu varmış.Mustafa emmi kuyuya düşer, kolunu ve belini kırar.Bekir göker bu olaya şöyle demiş. aktaran RECEP ERDEM

 

Mustafa düştü kuyuya

Uyku gelmez ki, uyuya

İyilik mi bildirecektin Mustafa

Lömen gibi ağaya

------------------------------------------------------------------------- 

Kırbıyık Ali efendi söylemiş.aktaran RECEP ERDEM

 

Porsuğumun tüyü ala

Gider yola yola

Tomarzadan Emir ağa

Oda kurban porsuk sana

 

-------------------------------------------------------------

 

1955 yılında , Kırıkkalede, bir iş kazası sonucu yaşamını yitiren Salih Aydemir için, eşi nesli hanım söylemiş. Sayın Hulusi Gürbüz tarafından nakledlmiştir.

 

Burada da,garip mezar

Yel eser de, kumu tozar

Siz Salif'i biliniz mi ?

Döşü gravatlı gezer.

 ----------------------------------------------------------------------------------

Ali hoca Kırbıyık'dan

 

                Ali Hoca Rahmetli, sık sık Gürün'e gidermiş. Orada bir hakim varmış. Şahitlere yemin verdirir  bırakırmış, ancak yalan yemin edenler, mahkeme kapısını çıkar çıkmaz düşüp ölürlermiş. Bunu bilen Ali Hoca Karakilise köyünde, Muharrem bey'in ev'inde şu dörtlüğü söylemiş.

 

Kazanız'ın adı Gürün

Oturunuz serin serin

Bu hakim sizde var iken

Öldürür günde, şahidin birin.

 --------------------------------------------------------------------

SIDIKA ESER - Kırbıyık Ali Hocanın bacısı. Çetin Gürbüz'ün teyzesi. Kocası Talip genç yaşta ölünce, kayın biraderi Vehbi ile evlendi. Soy isimleri Eser. Talip ölünce, onun acısıyla neler söylemiş bakalım. Bahsedilen Hacı bey, yakışıklı bir Avşar beyidir. Beşikteki öksüz, Muzaffer gülerin karısı, Galip Gülerin annesi Emiş dir.

 

Çift tarlada, bider evde,

Allah, Allah yardım eyle

Allahı seversen karı

Öksüzün beşiğin salla.

 

Verilir şafak selası,

Bire karı kör olası,

Şöyle yiğidi verenin

İflah mı olur anası.

 

Hele görsen, Hatçe teyze,

Hacı beyi'in eşi idi,

Hele görsen teyzeleri

Koç boynuzlu kaşı idi.

 

Şerif takmış yuları

Saatim gel, dur ileri

Talip'te Moskof kralı

Sonumuz iyi gelir inşallah.

------------------------------------------------------------------- 

KIRBIYIK ALİ HOCA - Tarlaya azık gecikince, gözü yolda kalmış. Azığın tadını bilenler bilir. Beliktaş, Karga sekmez ile, Karauzay arasındaki etektir. Oraya gölge düşmesi demek, vakit ikindiyi geçmesi demektir. Akmezar tarafında, bir burçak tarlasında çalışıyorlar.

 

Ben, Kırbıyık Ali Hoca

Gölge indi, Beliktaş'a

Yaşa, Emiş bacım yaşa

Şu gelen azık bizim ola.

 

Anşe Hormusun dan geldi

Burada da, pırçak yoldu.

Duydunuz mu, Akmezar'lılar

Irgatlar açlıktan öldü.

 

--------------------------------------------------------------- 

AŞIK BEKİR GÖKER - Uzun yıllar, uluslararası limanlarda, gemi işçiliği yaptı. Bir çok deyişi vardır. Daha ziyade hiciv türünde söylerdi. İlk dörtlükteki, Feramiz Tektaş' tanırsınız. Ahmet dediği kişi, Mecit Aksoy'un abisi.

 

Pürçüklüyü yoldu da,

Ahmet ile Feramiz.

Böylemiydi, kalbiniz, yüreğiniz.?

Mahkemeye veriyor,Kirop Ali ağanız

Huzuru mahşere varmazmısınız.?

 

-------------------------------------------------------------------------------------------

İnciğin Hacı, Galip Güler'in dedesi. Aşık bekir, şirketteki işin aslı çıkmayınca, Hacı Mustafa Güler'e sitem ediyor.

 

Ben de yedim, Amerika'da muz'u

Pezikçiler şirketi istemiş bizi.

Samana kazık çakmaya benzer,

İnciğin Hacın'nın sözü.

 -------------------------------------------------------------------

Bir dönem köyümüzdeki bütün köpekleri devlet yetkilileri zehirledi.rahmetli İsmail Erdoğanın köpegide bu zehirden nasibini alır..  Rifatın evinin önündeki ceşme yeni yapılıyor.O ceşmenin gözü acık.. köpek gider ağılın oradaki suyun gözünde ölür..yine o dönemlerde rahmetli Mirza Erdem hanımını kaybetmiş,yeni hanım arayışında..Hacı Üssüğününde bol arısı var ama o yıl cok arısı kacmış.Aşık bekir ne demiş

 

İmirze yanar karım karım diye

Hacı Üssüğün ağlar arım arım diye

Bıyıklı İsmailinin iti suyun gözüne düşmüş

Bura benim yerim diye